← Tüm yazılar

Mutluluğun Tanımı

Mutluluğun tarifini bugüne kadar hiç düşünmemiştim. Ama mutsuzluğun ne olduğunu hepimiz çok iyi anlatabiliriz.

Mutluluk ile ilgili yeni bir kavram girdi hayatıma: "Mutlu olmak değil, sahip olduğumuz bir konudan dolayı memnun olma hali." Memnun olma halini ruhunuzda içselleştirdiğiniz an, aslında iyi bir ruh haline sahip oluyorsunuz.

Toplum, mutlu olma kavramını hep bir şeylere sahip olabilmek ile alakalı verdiğimiz mücadele üstüne kurmuş durumda.

Okulu bitirdiniz, işe girdiniz, evlendiniz, çocuk yaptınız, ev aldınız, araba aldınız, tatile gittiniz vs. Sürekli ileriye (geleceğe) doğru toplumun bize dayattığı bir mücadele var. Bu eylemleri yapmak için sürekli bir çaba sarf ettiniz. Tüm bu eylemleri yaparken de altı yedi yaşına kadar sizi yetiştiren ebeveynlerin size yüklediği yazılım ile farkında bile olmadan o hayatı yaşadınız. Ve sahip olmak istediklerinize sahip olmak için mücadele verdiniz. (Burada Kendini Bil ya da Kendini Tanı kısmına girmeyeceğim ama direkt alakalı.)

Bugünkü ekonomik düzende mutluluğa gitmek için büyük mücadele ve hayatınızın en önemli konusu olan zamanınızı harcamak gerekiyor. Eşiniz ile (o ev içinde eşinizle mutlu olduğunuzu varsayıyorum veya senelerce içinden çıkamadığınız mutsuz bir evlilik) senelerce kredi ödeyeceksiniz, belki tatilinizden feragat edeceksiniz vs. ve 40, belki 50 yaşında eviniz olacak ya da olamadı. Ve o krediyi ödemek için çalıştığınız şirkette işten atılmamak zorundasınız. Bu sebeple hayatınızın en güzel yıllarını mutlu olduğunuz (memnun olduğunuz) bir işte değil, zorla çalışmanız gereken bir işte çalışarak geçireceksiniz. Bu sırada çocuğunuz oldu ya da olmadı, talihsizlikler yaşadınız, işten çıkarıldınız, yeni iş aradınız, ekonomik krizler yaşadınız, eşinizle boşandınız vs. Hepimizin geçmişi buna benzer anılar ile doludur.

Peki tüm bu yaşananlar içinde mutluluğu nasıl yakalayacağız?

Örnek vermek istiyorum bu durumlar ile alakalı:

Örneğin evladınız iyi bir okulu kazandığını söyledi; o an mutlu olursunuz ama sonra zaman geçince bu durum alıştığınız bir durum olur. Veya piyangodan para çıkar veya âşık olduğunuz kadınla beraber olursunuz; ama zaman geçer ve o kadar emek verdiğiniz o ilişkiye ya da piyangodan çıkan paraya alışırsınız. İyi bir iş alırsınız ve aldığınız iş borcunuz zaman içinde ödemeni sağlayacaktır. Aslında buradaki durum, sahip olduğunuz şeye sahip olduktan sonra kıymetini bilmeye devam edebilmemizdir. Memnun olma hali, bir şeye yalnızca kavuşana kadar değil, sahip olduktan sonra da değer vermeyi sürdürebilmektedir. Benim mutluluk tanımım budur. Gerçek doyum; sahip olunanın değerini unutmaksızın ona önem vermeyi sürdürebilme bilincidir.

Ayrıca o nesneye sahip olma halini engelleyen bir bilinç dışımız da var. O nesneye sahip olup önce mutlu, sonra memnun olma halini yakalayacakken ego, bunu sizi korumak için durduruyor. Aslında ego, geçmiş tecrübeler ve ailenizin egonuza yüklediği yazılım ile sizin için kendince iyi bir durumu sizin için yaratmaya çalışıyor.

Aslında orta yaş problemi de burada ortaya çıkıyor.

Zaman içinde iş yerinde, ortaklıkta, ailenizde veya evliliğinizde yaşadığınız acı deneyimleri egonuz deneyimleyerek gerçeğiniz ve doğrunuz kabul ediyor. Orta yaş sendromunda geçmişte yaşanan bu deneyimler sizin şu anki memnun olma halinizi ortadan kaldırıyor. Ve egonuz mutsuzluğu ya da yaşadığı andaki memnun olmama halini sizin gerçeğiniz haline çeviriyor. Artık mutsuz (memnun olma hali veya iyi ruh hali olmayan) insan olma hali ile keyifsiz bir hayat geçirebiliyorsunuz.

Felaketler, krizler hayatımızda hep olacak. Ama sağlığı hariç tutarak bunların hiçbirinin kalıcı olmadığını bilmemiz lazım. Eğer hayatınızda memnun olmama haliniz var ise buna sebep olacak konulara, eğer bu şey insan ise "Hayır" deme gücüne sahip olabilmemiz gerekiyor. Unutmayın ki bu hayatta tolere ettiğiniz şeyler standardınız olur.

Sizlere iyi bir ruh hali ve hayatınızda sahip olduklarınızdan dolayı memnun olma hali diliyorum.