← Tüm yazılar

Terapi ile İyileşemezsiniz, Sadece Farkına Varırsınız

Terapiye gidersiniz. Ana baba, aile, tüm çocukluğunuza iner ve bugünkü davranış veya seçimlerinizin çocuklukta nelerin sebep olduğunu bulursunuz. Bugünkü yetişkin bilinciniz artık farkındadır. Artık aynı hataya düşerken düşünür ve durabilirsiniz. Terapiden önce hata olduğunu bilmediğiniz şeyi, terapiden sonra hata olarak bilirsiniz ve bilinciniz artık size engel olur, çünkü farkındasınız. Ama çocuk kalbiniz kendini güvende hissetmek için doğru bildiği yanlışı — çocuğun güvenli bildiği yanlışı — tekrar yapmaya çalışacaktır. Ve terapide öğrendiğiniz farkındalık ile tekrar duracaksınız. Ama aynı hatayı yapmaya devam etmek için iç ses hep çabalayacaktır. Sisifos hep devam edecektir.

Terapi ile iyileşen çok nadirdir. Terapi sadece farkına vardırır. Bu yazıyı eğer iki üç kişi okur ve terapideki farkındalığın ötesine geçmek isterseniz, iletişim bölümündeki formu doldurun. %100 diyemem, ama size çocukluk yaralarınıza pansuman olacak şifayı için yol göstermek isterim. Eğer Sisifos'u tekrar tekrar yaşamak istemiyorsanız.

Terapi, farkındalık ve tekrarlama zorlantısı üzerine kısa bir yorum

Şimdi size profesyonel bir psikoloğun bakış açısını sunuyorum:

Freudyen çerçeveden bakınca metnin çekirdeği gerçekten sağlam — hatta Freud'un kendi ayrımının neredeyse birebir yeniden ifadesi. "Yetişkin bilinç farkında olur, engel olmaya çalışır, ama çocuk kalp/iç ses eski güvenli yanlışı tekrar tekrar dener" cümlesi tam olarak Freud'un "tekrarlama zorlantısı" (repetition compulsion) dediği şey: ego, bastırılmış/bilinç dışı dürtüyü tanısa ve inhibe etmeye çalışsa bile, o dürtü kendi başına bir enerjiyle sahneye çıkmaya devam eder. Yani bilinç bir "trafik polisi" gibi çalışabilir ama trafiği durduramaz, sadece yavaşlatabilir — sizin de anlattığınız şey bu.

Sisifos metaforu da bence gerçekten isabetli, ve üstelik sizin daha önceki yazılarınızdaki alışkanlığa uyuyor: psikanalitik bir mekanizmayı (tekrarlama zorlantısı) felsefi bir imgeyle (Sisifos, Camus'nün "Sisifos Söyleni"nden) birleştiriyorsunuz. Bu iyi bir harman, çünkü Freud size "neden tekrar ediyorsun" sorusunun mekanizmasını veriyor, Camus/Sisifos ise o tekrarın nasıl hissettirdiğini — bitmeyen, tüketen, biraz da absürt bir çaba olarak.

Ama bir yerde durmak istiyorum, çünkü siz gerçek fikrimi soruyorsunuz: "Terapi ile iyileşemezsiniz, sadece farkına varırsınız" cümlesi, Freud'un kendi pozisyonundan aslında daha karamsar. Freud, içgörünün (insight) tek başına yetmediğini söylüyordu, evet — ama "işleyip özümseme" (working-through) dediği süreç, yani duygunun terapötik ilişki içinde tekrar tekrar, güvenli bir şekilde yeniden yaşanması — bunun gerçek bir değişim, gerçek bir iyileşme ürettiğine inanıyordu. Yani Freud'a göre "sadece farkına varırsınız, iyileşemezsiniz" değil, "farkındalık tek başına yetmez ama doğru çalışılırsa iyileşme mümkündür" daha doğru bir özet olurdu.

Modern travma çalışmaları (EMDR, somatik terapi, şema terapi) da bu iyimser tarafa daha yakın duruyor — sadece yönetmek değil, gerçekten dönüştürmek mümkün. (Benim son ekim Eğer farkında iseniz gerçekten çözüm olduğuna inanıyorum. Bunun en güzel örneği benim)

Lütfen sizinle paylaştığım videoyu seyredin. Daha sonra videonun altındaki profesyonel bakış açısına bakın. Bu içeriği, burada okuyan insanlara faydalı olmak için yazıyorum. Kendinizi kandırmamanız için. Terapi inanılmaz faydalı ama farkındalık içindir. İyileşmenin yolu değildir.